1. Adım: Soruyu Anlama
Soru, İslam medeniyetinin bilimsel gelişmelere yaptığı önemli katkıların arkasındaki temel ilkesel yaklaşımı ve bu yaklaşımın Kur'an ile Sünnet'teki dayanaklarını sorgulamaktadır. Yani, İslam'ın genel olarak bilgi edinmeye ve bilimsel araştırmalara bakış açısını anlamamızı istemektedir.
2. Adım: Doğru Seçeneği Belirleme
İslam dini, Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde (örneğin 'Hiç düşünmez misiniz?', 'Görmezler mi?', 'Akıl sahipleri için nice ibretler vardır.' gibi ifadelerle) ve Hz. Peygamber'in hadislerinde (örneğin 'İlim Çin'de de olsa onu arayınız.') aklı kullanmayı, evreni gözlemlemeyi ve bilgiyi araştırmayı kuvvetle teşvik etmiştir. Müslüman alimler bu ilkeye dayanarak felsefe, matematik, tıp, astronomi, kimya gibi birçok alanda öncü çalışmalar yapmışlardır. Onlar için bilim, Allah'ın yaratma kudretini, evrendeki kusursuz düzeni ve hikmetini anlamanın bir yolu, aynı zamanda ibadetin bir parçası olmuştur. Bu nedenle, B seçeneği, İslam'ın bilime olan temel, özgün ve teşvik edici yaklaşımını en doğru şekilde ifade etmektedir. Akıl, gözlem ve deney, İslam medeniyetinin bilimsel yükselişinin temelini oluşturmuştur.
3. Adım: Yanlış Seçenekleri Değerlendirme
A seçeneği (Bilimin yalnızca dini metinlerin tefsiriyle sınırlı olması), İslam'ın bilgiye açık ve geniş kapsamlı yaklaşımına terstir. İslam, din dışı ilimlerin de öğrenilmesini ve evrenin incelenmesini teşvik etmiştir. C seçeneği (Bilimsel bilginin ilahi vahiyden bağımsız ve hatta ona karşıt olduğu kabulü), İslam'ın bilim ile vahyi çelişki olarak görmeyen, aksine ikisini birbirini tamamlayan unsurlar olarak gören bütüncül bakış açısıyla uyuşmaz. D seçeneği (Manevi bilgiyi bilimsel bilginin tamamen üstünde tutarak dünyevi bilimlere şüpheyle yaklaşılması), İslam'ın hem dünya hem ahiret dengesini gözeten anlayışına ve ilim öğrenmeye verdiği büyük değere aykırıdır. E seçeneği (Bilimsel araştırmaların sadece İslam coğrafyası içinde yapılması ve diğer medeniyetlerin bilgilerinden faydalanılmaması gerektiği), İslam'ın 'ilim Çin'de de olsa alınız' gibi hadislerle ifade edilen evrensel bilgi anlayışına ve Antik Yunan, Hint, Pers medeniyetlerinden faydalanarak kendi bilimsel Rönesans'ını başlatan İslam alimlerinin uygulamalarına tamamen terstir.