Çözüm Adımları:
1. Adım
Soruda İslam felsefesindeki 'akıl-vahiy uyumu' ve felsefenin dini anlama aracı olarak kullanılması vurgusu aranmaktadır. Ayrıca, bu görüşünü 'Fasl'ul Makal' adlı eserde temellendiren bir düşünür sorulmaktadır.
2. Adım
Seçeneklerdeki düşünürlerin akıl-vahiy ilişkisine yaklaşımları değerlendirilir. Farabi ve İbn Sina daha çok Aristoteles felsefesini İslam düşüncesiyle sentezlemeleriyle bilinir. Gazali ise 'Tehafüt el-Felasife' adlı eserinde filozofları eleştirmiş, aklın sınırlarını vurgulamış ve tasavvufu ön plana çıkarmıştır. Kindî, İslam dünyasında felsefenin öncülerindendir.
3. Adım
İbn Rüşd (Averroes), özellikle 'Fasl'ul Makal' (Karar Verici İnceleme) adlı eseriyle tanınır. Bu eserde, felsefe (akıl) ile din (vahiy) arasında herhangi bir çelişki olmadığını, aksine felsefenin dini hakikatleri daha derinlemesine anlamak için bir görev olduğunu savunmuştur. O, Kur'an'ın akla ve felsefeye teşvik ettiğini belirterek, akıl yürütmenin dini bir yükümlülük olduğunu ileri sürmüştür.
4. Adım
Bu bilgiler ışığında, akıl-vahiy uyumunu savunan ve 'Fasl'ul Makal' eseriyle bu tezi temellendiren düşünürün İbn Rüşd olduğu anlaşılır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.