Çözüm Adımları:
1. Adım
Estetik yargılar, bir sanat eseri, doğa olayı veya herhangi bir nesnenin 'güzel', 'çirkin', 'yüce' gibi estetik nitelikleri üzerine yapılan değerlendirmelerdir. Bu yargılar, bilimsel yargılar gibi nesnel olarak kanıtlanabilir veya ahlaki yargılar gibi evrensel ahlak ilkelerine dayandırılabilir değildir.
2. Adım
Estetik yargıların temelinde bireyin o nesne karşısındaki kişisel hazzı veya beğenisi yer alır. Bu yönüyle estetik yargılar özneldir ve kişisel bir deneyime dayanır. 'Benim hoşuma gidiyor' ifadesi bu öznelliği vurgular.
3. Adım
Ancak estetik yargılar, sadece kişisel bir zevkin ifadesi olmanın ötesine geçme eğilimindedir. Filozof Immanuel Kant'ın da vurguladığı gibi, 'Bu güzel' diyen bir kişi, aslında başkalarının da aynı şeyi beğenmesi gerektiği yönünde bir talepte bulunur. Yani estetik yargılar, öznel temelden kaynaklansa da, herkesin paylaşabileceği bir 'ortak duyu' beklentisiyle genel geçerlik iddiası taşır.
4. Adım
Seçenekleri değerlendirelim: A şıkkı, estetik yargıları nesnel kabul ederek yanlış bir bilgi verir. B şıkkı, estetik yargıların sadece kişisel olduğunu ve ortak zemin taşımadığını iddia ederek genel geçerlik talebi yönünü göz ardı eder. C şıkkı, estetiği ahlakla karıştırır. E şıkkı, estetiği fayda ile ilişkilendirir ki bu da doğru değildir; estetik deneyim genellikle faydasız bir hoşlanma biçimidir. D şıkkı ise, estetik yargıların hem öznel hazza dayandığını hem de başkaları tarafından da beğenilebileceği ve genel geçer bir talep taşıdığı iddiasında bulunduğunu doğru bir şekilde ifade eder.
5. Adım
Bu analizler sonucunda, estetik yargıların doğasını en iyi açıklayan seçeneğin D şıkkı olduğu görülmektedir.