Çözüm Adımları:
1. Adım
Seçenekleri duyu organlarındaki reseptörlerin genel özelliklerini göz önünde bulundurarak değerlendirelim.
2. Adım
A) şıkkı: Reseptörler, kendilerine özgü uyarıları (ışık, ses, kimyasal madde, basınç vb.) algılamak üzere özelleşmiş yapılardır (reseptör özgüllüğü). Örneğin, gözdeki fotoreseptörler ışığa, dildeki kemoreseptörler kimyasallara duyarlıdır. Bu ifade doğrudur.
3. Adım
B) şıkkı: Her reseptörün uyarılabilmesi için belirli bir eşik değeri vardır. Eşik değerin altındaki uyaranlar reseptörlerde impuls (sinirsel ileti) oluşturmaz. Bu ifade doğrudur.
4. Adım
C) şıkkı: Uyaran şiddetinin artması, birim zamanda oluşan impuls sayısının artmasına neden olur ve böylece uyarının şiddeti beyin tarafından daha güçlü algılanır. Bu ifade doğrudur.
5. Adım
D) şıkkı: Koku ve dokunma gibi bazı reseptörler, aynı uyarana uzun süre maruz kaldıklarında uyarana karşı duyarlılıklarını kaybederek adaptasyon gösterirler. Örneğin, bir kokuya bir süre sonra alışmak. Bu ifade doğrudur.
6. Adım
E) şıkkı: Farklı duyu organlarında farklı türde reseptörler bulunur ve bu reseptörler farklı türdeki uyarıları (ışık, ses, basınç, sıcaklık, kimyasal vb.) algılamak üzere özelleşmişlerdir. Örneğin, gözdeki reseptörler ışığı algılarken, kulaktaki reseptörler sesi algılar. Dolayısıyla 'Tüm reseptörler aynı türden uyarıları algılamak üzere özelleşmiştir' ifadesi yanlıştır. Her reseptör kendine özgü bir uyarıya duyarlıdır.